EngРусTürk

Çevre

TürkAkım olarak, güvenliği öncelik olarak benimsemenin yanında, projeyi çevresel sorumluluklarımızı ön planda tutarak geliştirme sözü veriyoruz.

Sağlık ve Güvenlik

Projenin tüm aşamalarında Sağlık, Güvenlik, Emniyet ve Çevre Standartlarına uygun hareket ediyoruz.

Rusya ve Türkiye’de ÇED

TürkAkım Boru Hattı, Rusya kıyısındaki Anapa kenti yakınlarında başlayarak Karadeniz’in altından Rusya sularında 230 km boyunca ilerleyecek. Boru hattının 700 kilometrelik kısmı ise Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde ve karasularında döşenecek.

Güvenilir Bir Sicil

İlk sualtı gaz boru hattının inşa edildiği 1950’lerden bu yana, teknoloji büyük gelişim gösterdi. Doğalgaz gibi hidrokarbon kaynakların taşınması için açık deniz boru hatları halen en güvenilir ve etkili yol olarak görülüyor. Açık deniz boru hatlarında bugüne dek herhangi bir ciddi kaza yaşanmadı.

TürkAkım olarak, güvenliği öncelik olarak benimsemenin yanında, projeyi çevresel sorumluluklarımızı ön planda tutarak gerçekleştirme sözü veriyoruz.

Çevresel Etki Değerlendirmeleri

En uygun boru hattı tasarımını geliştirmek için, güvenli boru hattı tasarımı, araştırma ve çevre çalışmalarına yönelik önemli yatırımlar yaptık. Bu sürecin bir parçası olarak, gerek Rusya gerek Türkiye kısımlarına ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmeleri (ÇED) gerçekleştiriliyor.

Hem kara hem deniz kısımları için uluslararası uzmanlarla beraber çalıştığımız bu Çevresel Etki Değerlendirmeleri, çevre ve projenin olası etkileri konularında daha ayrıntılı bilgiler sağlıyor. Projenin yararlarını daha da artırmak, olası olumsuz etkilerini ise asgari düzeye indirmek için bu değerlendirmeler temelinde strateji geliştiriyoruz.

En uygun güzergahın bulunması

Karadeniz’in Kültürel Mirasının Korunması

Облака

Boru hattı inşasına en uygun güzergahın belirlenmesi adına Karadeniz’de binlerce kilometrelik alanda açık deniz taraması yapılıyor. Farklı seçeneklerin değerlendirilmesinin ardından, Rusya kıyısında yer alan Anapa’dan Türkiye kıyısındaki Kıyıköy’e uzanan güzergah en iyi rota olarak seçildi.

Mühendislerimiz, modern tarama tekniklerinden yararlanarak deniz tabanının ayrıntılı profilini çıkarıp farklı toprak tiplerini analiz ediyor. Boru hattı, kıyıya yakın kısımlarda denizin kıta sahanlığı adı verilen sığ kesimlerinden geçer. Karadeniz’deki kıta sahanlığı sınırının birden derinleşip 80 metreden 1500 metre derinliğe inmesi, boru hattı güzergahını bir hayli zorlu kılıyor.

Karadeniz’in dikkate değer özelliklerinden biri, 100 ila 200 metre derinliğin altında neredeyse hiç oksijen bulunmaması, buna karşılık yüksek seviyede hidrojen sülfit bulunmasıdır. Bu durum, balıklar ve diğer canlıların yaşamasına uygun bir yaşam ortamı oluşturmazken, arkeologlar için ideal bir araştırma alanı niteliği taşıyor. Karadeniz’in derinliklerinde oksijen ve bakteri olmadığından, gemi enkazları ve kültürel değer taşıyan diğer sualtı kalıntıları, yüzlerce yıl geçse de neredeyse hiç çürümeden korunuyor.

Karadeniz tabanının doğusundan batısına uzanan 500 metre genişliğinde bir sualtı koridorunu tarayan ilk kurumlardan biriyiz. Bu araştırmalar sayesinde, Bizans Dönemi’ne (11-14. Yüzyıl) dayanan gemi enkazları da dahil olmak üzere kültürel miras niteliği taşıyabilecek bir dizi kalıntı bulundu. Böyle alanlara zarar vermemek adına boru hattı güzergahı gerektiğinde en az 150 metre kaydırılarak bu mirasın korunması sağlanıyor.